“Mesele son durağının neresi olduğu değil, nasıl anıların ve yaşanmışlıkların olduğudur!” Penelope Riley

Herkese merhabaaa,

Bugün bahsedeceğim konu herkesin yapmak istediği ama vakit bulanların erişebileceği bir konu. ‘SEYAHAT’ konusunu ele alarak sizinle birkaç bir şey paylaşmak istiyorum. Seyahat deyince aklımıza ilk olarak geçireceğimiz yolculuğun tek başımıza mı yoksa aileyle veya arkadaşlar mı olacağı geliyor. Çünkü o seyahatin rahatlığı da geçireceğimiz insanlara bağlıdır öyle değil mi? Tabi bazılarımız kafa dinlemeye gittiğini düşünerek tek başına seyahat etmeyi tatil yapmayı daha mantıklı buluyor. Tabi bunun en önemli nedenlerinden birisi de yoğun hayat temposu. Eveet şimdi seyahate gideceğimiz kişileri belirlediğimize göre şimdi de nerelere seyahat edilebilir, bu süreçte kalabileceğimiz veya görmemiz gereken yerleri konuşalım. Ben bu konu hakkında dünyaya açılmadan önce ülkemizin görülmeye değer, herkesin gidip kalması gereken yerlerden bahsetmek istiyorum.

1.Aspendos Antik Kent/ANTALYA

Bir Antalyalı olarak bu güzelliği görmenizi çok isterim. Aspendos, Antalya ilinin Serik ilçesinde bulunan Belkıs köyünde yer alan amfitiyatrosuyla meşhur bir antik kenttir. Aspendos Tiyatrosu Roma mimarisinin özelliklerini taşıyan bir yapıdır. Akustiğiyle meşhur bu yer birçok organizasyona ev sahipliği yapmıştır. Sesi en uzağa iletme özelliğine sahiptir. Hem görsel olarak hem de mimari özellikleriyle etkileyen bu yapıyı herkesin görmesini isterim.

2. Ölüdeniz/FETHİYE

Şimdiki durağımız Fethiye. Fethiye denince akla ilk gelen yerin Ölüdeniz olduğunu söyleyebiliriz. Peki bu Ölüdeniz’i görülmeye değer kılan şey nedir? Ölüdeniz 2006 yılında Dünya’nın en iyi kumsalı seçilmiş. Bu bilgi bile orayı görmemize yetecek bir sebep. Etrafı ormanla çevrili turkuaz deniz, insanı huzura eriştiriyor. Aynı zamanda safari, atv veya tekne turu gibi aktiviteler de yapabilirsiniz.

3.Şirince/İZMİR

Kıyı şehirlerden devam ederek İzmir’in Selçuk ilçesindeki Şirince köyüne gitmeye ne dersiniz? Aslına bakarsanız muhtemelen bu köyü 2012 yılında duydunuz. Çünkü o zamanlar çok konuşulan kıyamet senaryoları Şirince’yi de etkiledi. O zamanlar söylentiye göre kıyamet bu köyü teğet geçecekti 😊. Bu söylentiyle Şirince köyü hem Türkiye’de hem de dünyada konuşulan bir yer haline geldi.

Bir yerden edindiğim bilgiye göre önceden burada İzmir’in varlıklı aileleri yaşarlarmış. Burada yaşayan yerliler köylerini çok sevdikleri için buranın keşfedilmesini de istememişler. Bu yüzden adını da Çirkince koymuşlar. İleriki zamanlarda burayı İzmir valisi ziyaret etmiş. Köyün güzelliğinden etkilenip adını Şirince olarak değiştirmiş.

Gelelim Şirince’nin sokaklarına..Şirince’de gezerken kendinizi geçmişte hissedebilirsiniz. Bu arada Şirince’nin sokaklarını atla turlayabilirsiniz. Böyle bir aktivite de sizin için unutulmaz olabilir. Burada konaklayabilecek bir yer arıyorsanız eğer Şirince’nin kendine has butik otelleri size hizmet etmek için hazır. Gezinizi tamamladıktan sonra Şirince’nin meşhur kumda kahvesi yorgunluğunuza iyi gelecek.

Eveeet… şimdilik 3 güzel yerle yazımızı tamamlıyorum. Bu demek değil ki seyahet yazıları bununla bitiyor. Size yine gitmeyi çok isteyeceğiniz yerler hakkında bilgi vermek için burada olacağım. Bir dahaki yazıda görüşmek dileğiyle.

Hoşçakalıııııııııın 😊

Öne Çıkarılmış Yazı

Kahvesiz mi Hayat?

Biliyor musunuz kahve ilk keşfedildiğinde içecek olarak tüketilmiyormuş. Türk kültüründe çok önemli bir geçmişi ve yeri olan kahvenin, ortaya çıkışı çok eskilere dayanıyor.

İlk ortaya çıkışının net bir hikayesi olmamakla birlikte, bu anlamda birkaç farklı efsanenin olduğu söyleniyor. Bunlardan bir tanesi de Çoban Kaldi efsanesi. M.S. 600-800 tarihleri arasında bir gece, Çoban Kaldi Doğu Afrika’daki bir dağın yamacında hayvanlarının tuhaf sesler çıkardığını fark ediyor. 

Kaldi durumu incelediğinde, hayvanlarının çalılıkların yanındaki kırmızı meyvelerden yediğini anlıyor. Bu durumun sonucunda ise hayvanlar tüm gece uyanık kalıyor. Yaşlı keçiler bile uyumuyorlar, etrafta zıplayıp duruyorlar. Kaldi ise, gözlemlerinin sonucunda kırmızı meyvelerden biraz toplayıp tadına bakıyor. Zamanla bu meyvelerin kendisini de uyanık tuttuğunu ve güçlendirdiğini fark ediyor. Tabii bu sadece bir efsane olarak geçiyor.

Tahmin ediyorum ki aramızda kahve içmeyen az kişi vardır. Bu azınlık olarak gördüğümüz kişiler de en azından muhabbet olsun diye arkadaşına veya eşine eşlik etmişliği vardır.

‘‘Bu dünyada sert bir kahvenin çözemeyeceği problem yoktur.’’

Aslında içtiğimiz kahve bizim için sohbet muhabbettir. Bazen de sorunlarımızı çözdüğümüz bir aracı olarak kabul edebiliriz. ‘Hadi gel de kahve içelim.’ dediğimizde aslında seninle muhabbet etmeyi özledim veya konuşmamız gereken şeyler var alt metinli mesajdır.

İlk blog yazımız biraz yeni gelinlerin tatlı telaşı tadında oldu ama diğer yazılarımızda da hem bilgilendiren hem de tebessüm ettiren yazılarda buluşmak dileğiyle.

Hoşçakalıııııııınn 😊

‘Houston, burası Apollo 11… Penceremde Dünya var.’ Michael Collins, Apollo 11 Astronotu

Herkese merhabaa,

Herkesin bildiği kutlanan özel günlerin dışında yaygın olmayan özel günler de var. Bunlardan birisi de astronomiye ilgi duyan kişileri yakından ilgilendiren 4-10 ekim arasında kutlanan ‘Dünya Uzay Haftası’

Bu tarihler önemli olayların yıldönümü olduğu için seçilmiş.

4 Ekim: İlk yapay uydu Sputnik 1 Sovyetler Birliğinden fırlatıldı ve uzay araştırmaları başladı. 10 Ekim 1967: Dış Uzay Anlaşması imzalandı.

Uzay haftasının kutlanması çocuk ve gençler için teşvik edici yönleri vardır. Uzay bilimi, teknoloji gibi alanlara ilgi duyulmasını hedeflemek gibi.

1999’dan bun yana kutlanan Uzay Haftası etkinliklerinin belli bir teması oluyor. Mesela geçen yıl ‘Ay: Yıldızlara açılan kapı’ olan bu tema bu yıl büyük ihtimalle pandemiden dolayı etkinlikleri yapabilecek bir ortam olamayacağı için böyle bir tema belirtilmemiş. Bu temanın seçilmesinin nedeni 2019 temmuzunda insanlığın ilk kez ayak basışının 50. Yılı olması. Hal böyle olunca biz de geçen yılın etkinliklerini biraz gözden geçirip bilgi edinebiliriz.

Dünya Uzay Haftası için değerlendirilebilecek diğer bir etkinliği Ali Kuşçu Uzay Evi düzenlemiş. Burada 9 Ekim günü teleskoplarla gece gözlemi olmuş ve Türk Astronomi Derneği Genel Sekreteri Dr. Sinan Aliş de sunum yapmış.Bunlar gibi çeşitli etkinlikleri görebiliyoruz. Ülkemizde Dünya Uzay Haftasındaki etkinliklerle bilimi öne çıkarmayı planlamış.

Biz de pandemiyi bahane etmeden evden de uzayı izleyebileceğimiz bir etkinlik yapıyoruz. NightSky uygulamasını indirelim ve 1 hafta boyunca “#evdekiuzay” etiketi ile paylaşalım böylelikle uzayın derinliklerindeki dostlarımız onları da düşündüğümüzü görsünler.

Ayrıca astronomiye meraklı olanlar bu uygulamayı gerçekten çok sevecektir.

Editörün Notları

Sizi uzayın derinliklerine doğru yolculuğa çıkaran NightSky, gökyüzünü tüm detaylarıyla keşfetmenizi sağlıyor. Tek yapmanız gereken cihazınızı gökyüzüne doğrultmak ve takım yıldızlarını, gezegenleri, uyduları gözlemlemenin ve güneş sistemi hakkında detaylı bilgi edinmenin tadını çıkarmak. Geçmişe veya gelecek bir tarihe de giderek güneş sistemi ile ilgili gözlem yapabileceğiniz bu uygulamayla uzayın muhteşem görüntülerini izlemek çok keyifli.

Umarım keyifli bir yazı olmuştur.

Kendinize iyi bakın.

Hoşçakalıııın.

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

Web sitenizi WordPress.com ile oluşturun
Başla